Kaskoda Muafiyet İndirimi

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, 2017 yılı itibarıyla Türkiye’de trafikteki araç sayısı 21 milyonu aşıyor. Bu da sadece son bir senelik dönemde bile trafiğe 1 milyonun üzerinde yeni aracın çıkış yaptığı anlamına geliyor. Trafiğe çıkan araç sayısının her geçen gün hızla çoğalması da risklerden korunmak amacıyla yapılan araç sigortasının önemini giderek artırıyor. 

    Araç sigortası türlerinden biri olan ve kaza anında karşı tarafın hasarını karşılayan zorunlu trafik sigortası, ruhsat sahiplerine şart koşulan bir sigorta olduğu için zaten hemen hemen herkes tarafından yaptırılıyor. Ancak sürücünün hatalı olduğu kazalarda yine bu sürücünün aracında meydana gelen hasarı karşılayan kasko, zorunlu trafik sigortasına kıyasla çok daha az kişi tarafından tercih ediliyor. Oysa tıpkı zorunlu trafik sigortası gibi kasko da, giderek yoğunlaşan trafikte artan risklere karşı mutlaka alınması gereken bir önlem haline geliyor.

    Kasko primlerini düşürmek mümkün

    Kaskonun, zorunlu trafik sigortasına göre çok daha az yaptırılmasının iki nedeni bulunuyor: Birinci neden bu sigorta türünün yasal anlamda zorunlu tutulmaması ve kişinin isteğine bağlı olması şeklinde açıklanabiliyor. İkinci nedense, kasko primlerinin zorunlu trafik sigortası primlerine oranla daha yüksek kalması olarak göze çarpıyor. 

    Birçok sürücü, ekonomik sıkıntıları nedeniyle kasko yaptıramıyor. Özellikle ülke ekonomisinin daha istikrarsız hale geldiği dönemlerde, kasko yaptıran sürücülerin oranında ciddi düşüşler göze çarpıyor. Bu da doğal olarak trafikteki risklere karşı korumasız durumdaki sürücü sayısını artırıyor. Bu noktada kasko primlerini düşürebilecek indirim seçeneklerinin tercih edilmesi büyük önem arz ediyor. 

    Kaskoda muafiyet indirimi nedir?

    Kasko primlerini düşürebilecek indirimler arasında, beş yıllık sürücü belgesi bulunan kişilerin yararlanabildiği ehliyet indirimi, sürücünün yaşına göre devreye girebilen yaş indirimi, sadece bir kişi tarafından kullanılan araçlar için tek sürücü indirimi ve kasko yaptırdığı bir önceki dönemde kaza yapmayan sürücülerin faydalanabildiği hasarsızlık indirimi gibi birçok kalem bulunuyor. Bu seçenekler arasında, primlerdeki en büyük düşüşü sağlayan indirimlerden biri olarak kaskoda muafiyet indirimi göze çarpıyor.

    Muafiyet indirimi, bir kaza anında meydana gelen maddi hasarın belirli bir kısmının sigortalı tarafından karşılanması anlamına geliyor. Bu oradan aracın değeri üzerinden kararlaştırılabildiği gibi, hasar bedeli üzerinden de kararlaştırılabiliyor. Kaskoda muafiyet oranı değiştikçe, muafiyet indirimi de buna bağlı olarak değişiyor. Örneğin bir kaza anında meydana gelen maddi hasarın yüzde 20’lik kısmını kaskoda muafiyet bedeli olarak kendisinin ödeyeceğini taahhüt eden bir sigortalı, hasarın yüzde 10’unu ödemeyi taahhüt eden bir sigortalıdan daha düşük kasko primi ödüyor. 

    Primi hem doğrudan hem dolaylı düşürüyor

    Bahsedildiği gibi, kaskoda muafiyet indirimi direkt olarak sigorta primlerinin düşmesini sağlıyor. Fakat bu uygulamanın faydaları bununla bitmiyor. Muafiyet indirimi, hasarsızlık indiriminden faydalanan sürücülerin de belli durumlarda daha düşük prim ödemeye devam etmelerine yardımcı oluyor. 

    Örneğin küçük çaplı bir kaza yapan bir sürücü, zaten hasarın belli bir kısmını muafiyet bedeli olarak ödeyeceğinden, bu bedelin tüm hasarı karşıladığı durumlarda hasarsızlık indirimini kaybetmemiş oluyor. Böylece muafiyet indirimi, hasarsızlık indiriminin devam etmesini sağlayarak, ödenen toplam sigorta priminin düşük kalmasında dolaylı bir etkide de bulunuyor.

    Kaskoda muafiyet indirimi, ekonomik sıkıntılar yüzünden kasko yaptırmak istemeyenlerin imdadına yetişiyor. Ayrıca aracını şehir içinde çok sık kullanmayan ve dolayısıyla daha düşük bir risk altında olan sürücüler arasında da yaygın bir seçenek olarak göze çarpıyor. Poliçelerinde mini hasar teminatı bulunan sürücüler için kaskoda muafiyet indirimi, avantajlı bir seçenek olarak öne çıkıyor.

    BENZER HABERLER